EMPERYALİZME, TEKELLERE KARŞI TEK YOL DEVRİM!

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kapitalizmin içinde bulunduğu bunalım biteviye derinleşiyor. Bu bunalım, Türkiye’nin, ABD’nin başını çektiği emperyalist bloklara, emperyalizmin savaş örgütü NATO’ya ve öteki askersel kurumlara bağlı olduğundan çok daha yıkıcı boyutlar almıştır.

Alt-emperyalist bölgesel bir güç olan Türkiye, bir tarafta yeni sömürgecilik yöntemlerini uyguluyor, emperyalist güçlerin eşliğinde yayılmacı ilişkiler yürütüyor; öte tarafta memleketin yer altı ve yer üstü zenginliklerini emperyalist ülkelere peşkeş çekiyor. Memlekette emperyalistlere yağma ve talan yöntemlerini sınırsızca uygulama olanağını sağlayanlar, memleketin kapılarını çok uluslu emperyalist tekellere sonuna kadar açanlar işçi sınıfımızın ve halkımızın can düşmanlarıdır. Bunlar işbirlikçi tekelci burjuvazi ve onun bir kesiminin iktidardaki politik temsilcisi olan gerici-faşist karması AKP-MHP hükümetidir.

ABD, NATO, Türkiye’nin stratejik yerlerinde hava, kara ve deniz üsleri kurmuşlardır. Bu üsler yalnızca Türkiye halklarının varlığı için değil aynı zamanda bölge ülkelerin halkların varlığı için de büyük tehlike oluşturmaktadır. ABD’ye ikili kölelik anlaşmaları ile bağlanan, ABD emperyalizminin dümen suyunda yürüyen gerici-faşist karması hükümet, ABD emperyalizminin saldırganlıklarına maşa olmaktadır. Türkiye’yi ABD’nin, NATO’nun, askersel kurumların manevra ve talim alanı hâline getirmişlerdir.

Tüm bunlar işçi sınıfımızın, halkımızın emperyalizme ve işbirlikçi tekelci burjuvaziye karşı savaşımını alabildiğine sertleştiriyor. Böylesi bir sürecin içinde savaşın ön kesimlerinde yer alan komünistler, “NATO’dan çıkılsın!”, “emperyalizmle bağlanan ikili kölelik anlaşmaları yırtılsın!”, “ABD ve NATO üsleri sökülsün!”, “emperyalist tekellerin dayatmalarına son!” belgilerini yükseltiyor. Emperyalizme, tekellere karşı tek yolun devrim olduğunu izlediği politika ile somut bir biçimde ortaya koyuyor.

  1. ULAŞ DEVRİM