9 Mayıs 1945, Berlin’deki Parlamento binasına (Reichstag) dikilen o kızıl bayrağın, emperyalizmin ve faşizmin kalbine inen son darbenin adıdır. Bu zafer, Marksizm-Leninizm öğretisiyle kenetlenmiş Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin ve onun kahraman halkının tüm dünyaya hediyesidir.
Sınıf Bilincinin ve Kolektif Gücün Zaferi
Faşizm, sermayenin en saldırgan ve en barbar haliydi. Ancak karşısında, fabrikalardan cepheye koşan işçileri, tarlalardan tanklara geçen köylüleri ve partinin sarsılmaz disipliniyle birleşmiş bir halkı buldu. Sovyetler Birliği, Leningrad’ın kuşatmasından Stalingrad’ın yıkılmaz savunmasına kadar her karış toprakta, sosyalizmin kapitalist barbarlığa olan üstünlüğünü kanıtlamıştır. Bu zafer, sadece silahların değil, kollektif yaşam iradesinin zaferidir.
İnsanlığın Kurtarıcısı: Sovyet İnsanı
Tarih, Kızıl Ordu’nun geçtiği her yolu özgürleştirdiğini ve toplama kamplarının kapılarını kırarak insanlığı kurtardığını asla unutmayacaktır. Sovyet halkı, 27 milyon evladını feda ederek sadece kendi topraklarını değil, tüm Avrupa’yı ve dünyayı Nazi karanlığından çekip almıştır. Komünist Parti önderliğinde yürütülen bu Büyük Vatanseverlik Savaşı, ezilen halklar için bir umut meşalesi olmuştur.
Zaferin Kızıl Rengi
Bugün 9 Mayıs’ta dalgalanan her kızıl bayrak, sömürüsüz ve sınıfsız bir dünya idealinin hala diri olduğunun kanıtıdır. Zafer Günü, faşist canavarı ininde boğan Yoldaş Stalin’in, komutanların ve isimsiz milyonlarca Sovyet kahramanının anısıdır.
Şan olsun faşizmi ezen Kızıl Ordu’ya! Şan olsun Büyük Sosyalist Zafer’e!
Hakan ŞEHREMAN