8 mayıs 1945 tarihi anti faşist zaferin yıldönümüdür. İkinci Paylaşım savaşında 22 Haziran 1941 tarihinde faşist Hitler sürüleri Sovyetler Birliği’ne saldırdı. Dönemin en gelişkin silahları ve 3.8 milyon faşist güçle başlatılan saldırıda hedef olarak Moskova, Leningrad, Ukrayna ve Türki cumhuriyetleri hedef alan saldırı 4 yıl sürdü. Kahraman Sovyet halkı ve Kızıl Ordunun vatan savunmasında 22 Sovyetler Birliği vatandaşı hayatını kaybetti. Savunmasız milyonlarca Sovyet vatandaşını katleden Hitler sürüleri Moskova kapılarına kadar ilerledi. Stalin Yoldaş’ın liderliğinde Sovyet halkı ve Kızıl ordunun Moskova önlerinde kahramanca direnişi karşısında yenilgiye uğrayan faşist sürüler Kızıl Ordu tarafından Berlin’e kadar kovalandı. 30 Nisan 1945 tarihinde Berlin’e giren Kızıl Ordu ile faşist güçler arasında 8 Mayıs 1945 tarihine kadar sokak savaşı sürdü. Saklandığı delikte faşist güçlerin lideri Hitler intihar etti. 8 Mayıs 1945 tarihinde işçi sınıfının enternasyonal bayrağı Kızıl Ordu tarafından Berlin burçlarına dikildi. Berlin’in Kızıl Ordu tarafından ele geçirilmesi karşısında paniğe kapılan ABD ve Avrupa emperyalist güçleri savaşa son verdi.
Anti Faşist Zaferin 81. Yıldönümü kutlaması sadece bir tarih hatırlatma değildir. Dünyamız İkinci Paylaşım savaşına benzer günleri yaşamaktadır. Emperyalizmin jandarmalığını üstlenen ABD ve onun işbirlikçileri her gün yeni bir savaş ocağı yakmaya devam etmektedirler. Adı konmamış Üçüncü Paylaşım Savaşı başta Ortadoğu ve eski Sovyet ülkelerinde tüm hızıyla devam etmektedir. Emperyalist devletlerin en son teknolojik gelişmeleri kullanarak ürettikleri silah ve bombalar her gün binlerce masum insanı yaşamdan koparırken, okullar, hastaneler, köprüler, fabrikalar binlerce kilometreden atılan füzelerle yok edilmektedir.
Bugün, emperyalist vahşetin karşısında Sovyetler Birliği ve sosyalist sistemin yokluğu iliklerine kadar yaşayan insanlık savunmasız…. On yıllardır emperyalist düşünce merkezlerinde üretilen ideolojik saldırı karşısında örgütsüz ve dağınık olan barış güçleri yığınları savaşa karşı mücadeleye çağırmakta yetersiz..
Yaşadığımız hayat bir kez daha göstermiştir ki, işçi sınıfı öncülüğü olmadan savaşsız, sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir savaşım yürütülemez. Marksizm-Leninizm silahını kuşanmayan bir savaşım ta baştan yenilmeye mahkumdur.
Yaşasın işçi sınıfının enternasyonal mücadele ve dayanışması!
Yaşasın Marksizm ve Leninizm
8 Mayıs 2026
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ- SAVAŞ YOLU