TKP YAŞIYOR, SAVAŞIYOR!

Türkiye işçi sınıfının politik öncü örgütü TKP, Büyük Ekim Devrimi’nin doğrudan etkisi altında, yeryüzünde yepyeni bir çağın, proleter devrimleriyle kapitalizmden komünizme geçiş çağının açıldığı bir dönemde, Komünist Enternasyonal’in bir seksiyonu olarak 10 Eylül 1920’de kuruldu.

TKP, kurulduğu günden beri aralıksız süren baskı ve teröre rağmen işçi sınıfımızın emperyalizme, tekellere, burjuvazinin beyaz terörüne, faşizme ve her türden gericiliğe karşı savaşımının en ön kesimlerinde yer aldı. Burjuvazi ve onun devleti, TKP’nin yok edilmesi için her türden oyuna başvurdu. 18 Ekim 1920’de, bizzat Mustafa Kemal’in emriyle sahte bir komünist parti kuruldu. Kuşkusuz burjuvazinin sahte bir komünist parti kurmasındaki amaç, TKP’nin serpilip gelişmesini engellemek ve işçi sınıfı hareketini kendi kontrolü altına almaktı. Burjuvazinin esas hedefi ise Anadolu’da işçi sınıfının ve halkların sempatisini kazanan TKP’yi tamamen yok etmekti.

Burjuvazi emellerine ulaşabilmek için her adımını sinsice attı. Öyle ki Mustafa Kemal’in emriyle kurulan sahte TKP, Komünist Enternasyonal’e üyelik başvurusu yapacak kadar ileri gitti. Komünist Enternasyonal, burjuvazi ve onun devleti tarafından işçi sınıfı hareketini kontrol altına alma maksadıyla kurulan sahte TKP’nin üyelik başvurusunu reddetti. Bundan sonuç alamayan Kemalist burjuvazi, TKP’nin üzerinde uyguladığı baskı ve terörün şiddetini daha da artırma yoluna girdi.

TKP’nin kurucu kadroları, Mustafa Suphi ve on dört yoldaşı, 1921 yılının Ocak ayında, 28 Ocak’ı 29 Ocak’a bağlayan gece, Karadeniz’in karanlık sularında Kemalist burjuvazi tarafından alçakça katledildi.

Burjuvazi bununla da yetinmedi. TKP’yi, kuruluşundan tam iki yıl sonra, 12 Eylül 1922’de “resmen” yasakladı. Burjuvazi, TKP’yi yasaklayarak önemli bir fırsat yakaladığını sandı. Ne var ki resmi yasaklar sökmedi. TKP yasaklandığı zaman, Merkez Komitesi şu tarihsel açıklamayı yaptı: “Uluslararası proletarya ve Türkiye işçi sınıfı var oldukça, TKP yok edilemez!”

TKP, işte böylesine çetin sınıf savaşları içinde serpilip gelişti.

Bugün TKP’nin 106. yaş gününü ağır illegalite koşulları altında kutluyoruz. 104 yıldan bu yana yasaklı olan partimiz TKP, çalışmalarını derin gizlilik koşulları içinde yürütüyor. Partimiz, derin gizlilik koşullarında da işçi sınıfımızın politik öncüsü ve savaşabilen bir parti olma niteliğini kanıtlamıştır.

Leninci ilkelerden ödün vermeyen, canlı bir organizma gibi hareket eden, legal-illegal her tür çalışma biçimini ustalıkla birleştirebilme yeteneğine sahip olan partimiz TKP, yığınlar içinde adım adım örgütleniyor. Partimiz, yürüttüğü savaş süreci içinde işçi sınıfına devrimci bilinç taşıyor. İşçi sınıfının ve geniş emekçi yığınların aktif çoğunluğunu devrime kazanmak için var gücüyle çalışıyor.

TKP, tüm eylemlerinin yönlendiricisi ve politikasının bilimsel temelini oluşturan Marksizm-Leninizm’in ve proletarya enternasyonalizminin yığınları saran canlı etkisini dipdiri tutuyor. İnsanın insan tarafından sömürüsüne dayanan kapitalizme devrimci yoldan son verme ve kendisiyle birlikte tüm sınıfları ortadan kaldırma politik öznelliğine sahip olan işçi sınıfının savaşımına yön veriyor.

Marksizm-Leninizm ve proletarya enternasyonalizmi ilkeleriyle yoğrula yoğrula çelikleşen partimiz, her türden burjuva ideolojisine, milliyetçiliğe, anti-komünizme, revizyonizme, reformizme, oportünizme ve her türlü sapık akıma karşı ardıl ideolojik savaşım yürütüyor. Öte yandan bu savaşta baş tehlike olarak sağ oportünizmi işaret ediyor. Burjuvazinin düşüncelerini ve etkisini işçi sınıfı içinde yaymaya çalışan, yığınları aldatarak devrim davasına ihanet eden sağ oportünizme karşı savaşımın Leninci parti normlarının göz bebeği gibi korunması, titizlikle uygulanması için savaşımdan ayrılmayacağı saptamasını yapıyor.

Devletin marifetiyle kurulan sahte TKP ve onun türevleri, yığınların savaşımını burjuva anayasasının izin verdiği sınırlara hapsederek ve yığınların bilincini bulandırarak burnu kanamadan siyaset yaptığını zannediyor. TKP, burjuva toplumun iliklerine dek çürümüş olan satılık parlamentarizmini yığınlar önünde açık-gizli çalışma biçimleri ile teşhir ediyor. Bunlar tarafından yayılan tüm “barışçı yol” hayallerine karşı partimiz, işçi sınıfının devrime giden yolda hiçbir mücadele biçimini birini diğerinin önüne koymadan, burjuva iktidarını devrimle yukarıdan aşağıya yıkacağını yığınlara beyan etmekten çekinmiyor. Partimiz, ayaklanma biçiminde gelişecek olan devrimle vurulmaksızın burjuva devlet mekanizmasının yıkılamayacağını ve burjuva iktidarına son verilemeyeceğini, bugüne kadar yaşanan tüm devrim deneyimlerinin biz komünistlere gösterdiğini belirtmektedir.

Gözünü budaktan sakınmayan TKP’nin savaşkan kadroları, her tür tehlike altında militanca savaşıyor. Partimiz, TKP’nin genç kadroları, partimizin tarihsel savaş belgisini haykırmaya devam ediyoruz: “YOLUMUZ İŞÇİ SINIFININ SAVAŞ YOLUDUR.” Partimizin genç kadroları sadece partimiz saflarında yer almakla yetinmiyorlar; partimiz saflarında, emektar yoldaşlarımızla omuz omuza barikata çıkmanın heyecanını yaşıyorlar. Türkiye Komünist Partisi’nin devrimci savaş yolundan kararlılıkla ilerleyen genç kadrolarımız, ülkemizin Ekim Devrimi’nin yaratıcı kadroları olacaklardır.

Türkiye işçi sınıfımızın öncü savaşkan kolu partimiz TKP’nin 106. yaşı kutlu olsun!

Tüm kadın, erkek yoldaşlarımızın 106. yaş günü kutlu olsun!

YAŞASIN MARKSİZM-LENİNİZM!

YAŞASIN PROLETARYA ENTERNASYONALİZMİ!

YAŞASIN TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ!

10 Eylül 2026

MEHMET ÇAKMAK