MİZAH SUSTURULAMAZ, DÜŞÜNCE YARGILANAMAZ!

Deniz Göktaş’ın tutuklanması, yalnızca bir kişiye yönelik hukuki bir işlem olarak görülemez. Düşüncenin, mizahın ve eleştirinin yargı tehdidiyle karşı karşıya bırakılması; demokratik toplumun en temel değerlerinden biri olan ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir.

İktidarları rahatsız eden her sözün, her eleştirinin ve her sanat ürününün suç kapsamına alınmaya çalışıldığı bir düzen, toplumun tamamını susturmayı hedefler. Mizah; tarih boyunca baskıya karşı halkın en güçlü ifade biçimlerinden biri olmuş, egemenlerin tahammülsüzlüğünü açığa çıkarmıştır. Bu nedenle mizahı yargılamak, yalnızca bir komedyeni değil, toplumun eleştirme hakkını da yargılamaktır.

Bizler; düşüncenin cezalandırılmasına, sanatın ve mizahın baskı altına alınmasına, yargının siyasal bir araç haline getirilmesine karşı çıkıyoruz. Hukukun görevi, iktidarı eleştirenleri susturmak değil, herkesin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır.

Deniz Göktaş’ın tutuklanmasını kabul etmiyor; ifade özgürlüğünü, demokratik hakları ve adaleti savunan herkesi bu hukuksuzluğa karşı ortak bir ses yükseltmeye çağırıyoruz.

Çünkü özgürlük, yalnızca bizim gibi düşünenler için değil; herkes için özgürlük olduğunda anlamlıdır. Düşüncenin suç sayılmadığı, mizahın mahkeme salonlarında değil sahnelerde var olduğu, demokratik ve eşit bir ülke mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz.

TKP Savaş Yolu