İSRAİL KOMÜNİST PARTİSİ’NİN AÇIKLAMASI: BİNLERCE İSRAİLLİ, TEL AVİV’DE GAZZE’DEKİ SAVAŞI PROTESTO ETTİ.
7000 dolayında İsrailli “Daha fazla ölüme hayır”, “İsrail-Filistin Barışı Hemen Şimdi” flaması altında 28 Temmuz 2014 akşamı Gazze’deki savaşı protesto etti. Protesto Tel Aviv’in merkezindeki Rabin Meydanı’nda düzenlendi. “Savaşı durdurun”, “Askerler evine dönsün” ve “Yahudiler ve Araplar düşman olmayı reddediyorlar” sloganları haykırıldı.
İsrail ve Filistin Barışı için Dövüşenler örgütü adına katılan ve aynı zamanda HADASH (Barış ve Eşitlik için Demokrasi Cephesi) Merkez Komitesi ve İsrail parlamentosu (Knesset) üyesi Dov Khenin (eski bir asker), sosyal demokrat eğilimli MERETZ (Enerji-Güç) Partisi’nden Yifat Solel, Bezalel Sanat ve Tasarım Akademisinden Profesör Eva, yazar ve eski HADASH Genel Sekreteri Odeh Bisharat ve Sderot Koleji öğretim üyesi ve URİM komünü çiftliği yerleşimcisi Dr. Julia Chaitlin’in konuşmacı olarak katıldığı mitingin sunuculuğunu İsrail Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi ve Sendikalar Seksiyonu Sekreteri Alon-Lee Green yaptı. Kanal 2 televizyonunun belirttiğine göre sol Siyonist partisinin örgütü olan “Barış Şimdi” ve Anne-Babalar Çevresi’nden, kızı 2003 yılında Hamas’ın bombalı saldırısında öldürülen Ben Kfir mitinge katılmadılar. Katılmama gerekçesini ise “Hükûmetin Filistinliler ile yapacağı bir barış görüşmesinde Filistin tarafında bir muhatap bulunmamaktadır.” diye açıkladılar.
Diğer konuşmacılar ise İsrail hükûmetini barış görüşmelerine yaklaşımı konusunda ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek savaşa başvurduğu için eleştirdiler. Göstericiler, İsrail hükûmetinin Gazze’ye yönelik, bir aya yaklaşan, bini aşkın insanın ölümüne ve binlerce insanın yaralanmasına mal olan saldırıya bir an önce son verme çağrısında bulundular. İsrail’in saldırısında hayatlarını kaybedenlerin anısına mum yaktılar. Ayrıca Gazze’ye uygulanan kuşatma ve işgale son verme taleplerini yenilediler.
Gösteriyi provoke etmek isteyen 300’e yakın aşırı sağcı, göstericilere saldırmak istedi. Bu provokasyonu polis önledi.
Gösteriyi düzenleyen kurumların yaptığı ortak açıklamaya göre, 1 Ağustos 2014 tarihinde Rabin Meydanı’nda “Barış Kampı” ismiyle bir stant açılacağı bilgisi verildi.
Gösteriye katılanlar: “Savaş, yaşamımızda büyük kayıplara ve yıkımlara yol açmaktadır. Bombalar ve roketler iki taraf için de binlerce masum insanın yaşamına mal olmaktadır. Biz ortak bir tutumla bu duruma hayır diyoruz. Ve talebimizi yeniliyoruz: Hemen şimdi savaşa son!”
Katılımcılar; savaşa son vermek ve İsrail ile Filistin’de yaşayan her iki halk için bağımsızlık ve adaleti gerçekleştirmek, işgal ve kuşatmayı sona erdirmek için Batı Şeria ve Gazze’de onaylanmış Filistin hükûmeti ile barış görüşmelerine başlama zorunluluğunu belirttiler.
Son olarak: “Daha fazla savaş içinde ve daha fazla askerî harekâtla tekrar tekrar tükenmek yerine, şimdi politik çözüme ve diyaloğa giden yolu açma zamanıdır. Politik bir çözüm vardır. Bu çözüme ulaşıncaya kadar – Gazze ve Batı Şeria halkının ve güney İsrail yerleşimcileri ile diğer İsrail ahalisinin ödemek zorunda olduğu bedel nedir? Yahudiler ve Araplar olarak; nefret, fitne ve ırkçılığı, savaşı ve işgali birlikte yeneceğiz, yaşama ve umuda bir yol sunacağız.” sözleriyle barışa olan umutlarını haykırdılar.
LÜBNAN KOMÜNİST PARTİSİ’NDEN AÇIKLAMA 24 TEMMUZ 2014
Lübnan Komünist Partisi, Ukrayna hükûmetinin Ukrayna Komünist Partisi’nin yasal faaliyetlerini yasaklama ve komünistlerin parlamento üyeliklerini feshetme kararını lanetliyor.
Lübnan Komünist Partisi’nin uluslararası ilişkilerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Marie Nassif-Debs, bazı Rus medya kuruluşlarına şu açıklamayı yaptı: “Ukrayna Parlamentosu’nun, Neo-Nazilerin isteği üzerine Ukrayna Komünist Partisi’nin milletvekillerini parlamentodan ihraç etme, parlamentoda komünistlerin kararlara katılmalarını engelleme ve sayıca küçültülme kararını tartışmaya açmasını; parlamento seçimlerinde Ukrayna Komünist Partisine oy veren Ukrayna halkının %14’ünden fazlasına karşı suç işlediği şeklinde kabul ediyoruz.”
Dr. Marie Nassif-Debs; milliyetçilerin ve Neo-Nazi şovenistlerin antikomünist kampanyayı genişletmek, işçi sınıfına karşı savaşı kızıştırmak ve tırmandırmak için Ukrayna krizinden yararlandıklarını belirtti. Kiev’deki ve diğer Ukrayna kentlerindeki parti merkezlerine saldırılması ve birçok komünist lidere, militana, ilericiye ve demokrata yönelik suikast girişimleri bunu gösteriyor.
Bugün Ukrayna’da olagelmekte olan şey, ABD ve emperyalist blok tarafından Rusya’ya karşı saldırı füzelerini konuşlandırmak üzere politikalarını yürürlüğe koyma temeli üzerine şekillenmektedir. Ülkede yakılan savaş ocaklarının temelini bu politika belirlemektedir. 1990’lardan beri söylediğimiz gibi; Ukrayna’nın içişlerine müdahale etmek, para veya silah yoluyla ya da ABD başkan yardımcısı olmadan yıllar önce Joe Biden tarafından yönetilen politikalar ve direkt olarak ülkenin içişlerine müdahale etme politikaları bugün de aynen devam etmektedir. Bu müdahalelerin bundan sonra da devam edeceği kesindir.
Nazilerin insanlığa karşı neden oldukları trajedinin yeniden tekrarını önlemek için, onların Avrupa’daki ve özellikle Ukrayna da içinde olmak üzere eski sosyalist ülkelerdeki şimdiki temsilcilerinin komünizme karşı kudurmuş, azgın kampanyalarının amacına ulaşmasını önlemek için uluslararası bir kampanyaya çağırıyoruz.” diyerek taleplerini de açıkladı.
AKEL, GAZZE’DEKİ EN SON GELİŞMELER ÜZERİNE AKEL Merkez Komitesi Basın Bürosu, 25 Temmuz 2014, Lefkoşa
AKEL Merkez Komitesi Basın Sözcüsü Georgios Loucaides’in açıklaması: “Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin, İsrail Devleti’nin işlediği savaş suçlarına karşı yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair bir araştırma komisyonu kurulması kararını almasının üzerinden birkaç saat geçmeden İsrail silahlı kuvvetleri Gazze’de Birleşmiş Milletler sığınağına yönelik hava saldırısı gerçekleştirdi. Yapılan bombalı saldırı, onlarca Filistinlinin ölmesine ve yüzlercesinin de yaralanmasına yol açtı.
Bu, İsrail askerlerinin Gazze’den geri çekilmesini ve Filistin sorununun adil çözümü için diyaloğu başlatacak bir ateşkes için uluslararası topluluğun diplomatik çabalarını geciktireceği kadar, İsrail ordusunun ve devletinin Filistin halkına karşı her türlü terör saldırısına devam edeceğini göstermektedir. Diğer yandan bu durum, bölgede koşulları istismar etme arayışında olan aşırı unsurları öfkelendirecek ve daha fazla halkın geri unsurlarından destek görmesine neden olacaktır.
Bir kez daha Kıbrıs hükûmetini, Avrupa Birliği’ne ve İsrail hükûmetine uluslararası tolerans göstermesine ve onlara arka çıkma politikalarına son vermeye çağırıyoruz. Bu yalnızca prensipler üzerine temellenen etkin bir duruş olmakla kalmayıp bölgede kalıcı barış köprüsü olarak Kıbrıs’ın rolü hakkında resmî açıklama olarak anlam kazanacaktır.
Bu olmaksızın hükûmetin “Biz Batı’ya aidiz” doktrini, hükûmet ve yönetici güçler tarafından uluslararası hukukun ihlali ve savaş ile savaş suçlarına karşı tolerans olarak, insanlığa karşı işlenmiş bir suça ortak olmak şeklinde tercüme edilecektir.”
İSRAİL KOMÜNİST PARTİSİ: İSRAİL İŞGAL KUVVETLERİ BİR FİLİSTİNLİ KOMÜNİST MİLİTANI ÖLDÜRDÜ 31 TEMMUZ 2014
İsrail Komünist Partisi ve Barış ve Eşitlik için Demokrasi Cephesi, Filistin Halk Partisi üyesi İmad Asfour yoldaşın cani İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırıda kasten öldürülmesi karşısında öfkesini ve üzüntülerini bildirdiler.
Arkadaşımız ve yoldaşımız; İlerici Gençlik Örgütü’nün Başkanı ve Kontrol Komitesi’nin Başkan Yardımcısı görevlerinde bulundu ve Filistin Halk Partisi’nde önemli bir yoldaşımızdı. İmad’ın babası da iki gün önce İsrail saldırısında öldürüldü. Bildiğiniz gibi son üç haftadır Gazze’de binden fazla Filistinli öldürüldü. Bu katliamlar durdurulmak zorundadır.
İsrail Komünist Partisi ve HADASH (Barış ve Eşitlik için Demokrasi Cephesi), Filistin Halk Partisi’ne (Filistin Komünist Partisi) ve İmad Asfour ailesine, akrabalarına, yoldaşlarına ve arkadaşlarına başsağlığı dileklerini iletiyor. Gazze’de İsrail savaş suçlarının ve kitlesel katliamların en ağır biçimiyle cezalandırılması talebimizi yeniliyoruz.
Asfour’un anısını sonsuza kadar yaşatacağız! Barış ve huzur içinde uyu Asfour! İsrail savaş cinayetlerini durdurun! Kahrolsun işgal!
İSRAİL KOMÜNİST PARTİSİ, İSRAİL’İN GAZZE’DEKİ SALDIRGANLIĞINI ŞİDDETLE KINAMAKTA VE SİVİLLERE SALDIRIYI REDDETMEKTEDİR!
İsrail Komünist Partisi (İKP), Gazze’ye, genelde Arap-Filistin halkına İsrail hükûmeti tarafından son günlerde gaddarca ve canice sürdürülen terörist saldırıları kınamaktadır. İKP; açık ve net bir biçimde, Hamas ve Gazze Şeridi’ndeki diğer benzer örgütlerin İsrail sivil halkına karşı sürdürdüğü roket ve saldırılarını da aynı şiddetle kınamaktadır. Bizim görüşümüze göre, HAMAS ve benzer örgütlerin İsrailli masum sivillere karşı saldırısı da sadece kınanmakla sınırlı değildir. Esasen masum sivillere karşı saldırılar, başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları çerçevesinde bağımsız bir devlet kurmaya yönelik haklı ve meşru bir talebi içeren Filistin halkının davasına zarar vermektedir. Bu eylemleri bu gerçeklikte değerlendirmek gerekmektedir.
Sivil halka yönelik her türlü saldırıyı eleştirmemize rağmen İKP, yükselen gerilimin ve kanlı katliamların sorumlusu olarak; adil bir barış için her türlü olasılığı sürekli olarak reddeden, kitlesel kıyım ve yıkım uygulayan, Filistinlilerin yaşamsal hakları ve varlıklarını umursamayan, bunların ötesinde Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ün kalıcı işgali ile artan kolonizasyonunu sürdüren, ayrıca Gazze’ye gayriinsani ambargoyu kaldırmayan İsrail hükûmetini görmektedir ve bunu sürekli olarak vurgulamaktadır.
Netanyahu yönetiminin esas niyeti İsrail halkının güvenliğini sağlamak değildir. Asıl olarak Filistin birlik yönetimini engellemek ve barış görüşmelerinin akamete uğramasında kendilerini temize çıkarmak olduğunu, İKP bir ay önceki uyarısıyla belirtmişti. İsrail devletinin son Gazze saldırısı, şu iki hususta da İsrail hükûmetinin işine gelmektedir: (1) İç huzursuzluğun olduğu bir dönemde koalisyonu yeniden bir araya getirmekte, yani Netanyahu’nun cani hükûmetinin sürmesine yardımcı olmakta, (2) Yoksulluk, eşitsizlik, ırkçılık, cinsiyet ve her türlü ayrımcılıkla ilgili sorunları gündemden düşürmekte, sosyal adalet ve demokrasi için savaşımı marjinalleştirmektedir.
Üç genç yerleşimcinin kaçırıldıklarından hemen sonraki günlerde öldürüldüklerinden, hem Netanyahu ve hükûmetindeki kafadarlarının hem de ordunun haberdar olduklarını şimdi herkes biliyor.
İKP iddia etmekte ve tekrar tekrar vurgulamaktadır ki en büyük ve en tehlikeli terörizm İsrail işgali, onun getirdikleri, tecrit duvarı, abluka, kolonyal yerleşim kompleksleri ve bunlara eşlik eden savaş suçlarıdır. Her işgal zorlamasının, işgal altındaki insanların daha fazla direnmesine yol açtığını tarih bize öğretmektedir. İşgal altındaki insanların işgale karşı haklı mücadelelerinde meşru araçlarla direnme haklarını uluslararası hukuk da güvence altına almaktadır. İKP, sivillere, özellikle azınlık halklarına yönelik saldırılara karşı ilkeli duruşunu bir kere daha vurgulamaktadır.
İKP olarak biz, ilerici hareketlere, insan hakları örgütlerine ve devletlere Filistin halkı ile dayanışma için dünya çapında eylemler düzenlenmesi yönünde çağrıda bulunuyoruz. Gazze Şeridi’ne yönelik saldırganlığın durdurulması ve savaş suçları işlemenin durdurulması yönünde İsrail hükûmetine çağrıda bulunuyoruz. Sivillere karşı herhangi bir saldırıda bulunmamaları için İsrail hükûmetine ve aynı paralelde Filistin örgütlerine çağrıda bulunuyoruz.
Savaş Suçlarına Hayır!
Sivillere Saldırıya Hayır!
Gazze Ambargosuna Son!
Kahrolsun İşgal!
İSRAİL KOMÜNİST PARTİSİ
11 Temmuz 2014, Tel Aviv-Yafa