LENİNCİ PARTİYİ UTKUYA ULAŞTIRACAK OLAN MİLİTAN KADROLARDIR

Dünya proletaryasının yüce önderi, Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin yöneticisi, dünyada ilk proleter devletinin kurucusu V. İ. Lenin, tarihsel bakımdan ne kadar haklı olursa olsun, devrimci teoriye dayanmayan politik bir akımın yok olmaya mahkûm olduğu saptamasını yapar. Lenin’in saptaması, bugün her zamankinden daha da geçerlidir.

Lenin tarafından yapılan bu saptama, esasında kendisi tarafından 1902 yılında kaleme alınan Ne Yapmalı? isimli yapıtın temelleri üzerinde yükselir. “Devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz,” der bu yapıtında Lenin. İşçi sınıfı hareketinin tüm tarihsel deneyimleri göstermiştir ki devrimci teori üzerinde yükselmeyen, ona dayanmayan, devrimci teoriyle buluşamayan politik bir akım, devrimci bir hareket olma niteliğini kazanamaz ve eninde sonunda yok olur.

İşte bu nedenle bugün Leninciler açısından başta gelen sorunlardan biri, teori ile pratiğin devrimci tarzda birleştirilmesi sorunudur. Başka bir ifadeyle, işçi sınıfı hareketinin devrimci Marksizm ile birleştirilmesi sorunudur. Lenin, devrimci teorinin yaşama geçirilmesi sorununun, teori ile pratiğin birleştirilmesi sorununun, kadro sorununa sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve bu sorunun çözümünün kadro sorunundan geçtiğini işaret eder.

Lenin, bu noktalardan hareketle yeni tip proletarya partisinin, Komünist Partisi’nin militan kadrolarının sahip olması gereken nitelikleri üzerinde durur. Nitekim Marksizm-Leninizm’i, onun ilke ve ülküleriyle yoğrulan politik programını ve bu temeller üzerinde yükselen partinin izlediği politikayı işçi sınıfına ve geniş emekçi yığınlara götürecek, onların aktif çoğunluğunu devrim savaşımına kazandıracak olanlar partinin militan kadrolarıdır. Militan kadrolar, tüm bu görevleri başarıyla yerine getirebilmek için yüksek bir niteliğe sahip olmalıdır.

Militan kadroların yüksek bir niteliğe sahip olmaları, her şeyden önce sınıf bilincine sahip olmaları anlamına gelir. Çünkü sınıf bilinci, militan kadrolar açısından parti faaliyetinin ve örgütsel çalışmanın temel dayanağıdır. Her şeyi bilmek kendi başına devrimci bir nitelik taşımaz. Bu nedenle militan kadrolar, hangi sınıfın yanında bulunduklarını, hangi sınıfın çıkarlarını savunduklarını ve savaşımın hangi toplumsal temele dayandığını açıkça kavramak durumundadır.

Ancak sınıf bilinci de tek başına yeterli değildir. Militan kadroların, sahip oldukları sınıf bilincini politik bilinç düzeyine ulaştırmaları gerekmektedir. Aynı anlama gelmek üzere, sınıf bilincini çağımızın merkezinde bulunan en devrimci sınıf olan işçi sınıfının bilimsel dünya görüşü Marksizm-Leninizm ile birleştirmeleri gerekmektedir. Dünyada ve ülkede cereyan eden ekonomik ve politik gelişmeleri doğru bir biçimde değerlendirebilmek, ülkenin sosyo-ekonomik yapısını ve sınıf güçleri arasındaki ilişkileri doğru bir biçimde kavrayabilmek, tüm bunlardan doğru politik sonuçları çıkarıp bunları işçi sınıfına ve geniş emekçi yığınlara ulaştırabilmek için Marksizm-Leninizm’i derinlemesine öğrenmek ve özümsemek gereklidir.

Militan kadroların yüksek bir niteliğe sahip olmaları, onların atılganlığa, girişkenliğe ve savaşkanlığa sahip olmaları anlamına da gelir. İşçi sınıfının ve yığınların içerisine dalmak, ideolojiyi nesnel güce dönüştürmek, bu savaşta onlara politik sınıf bilincini taşımak, politik düzeylerini yükseltmek, işçi sınıfı ve geniş emekçi yığınlar arasındaki bağı güçlendirip geliştirmek, nihayetinde komünist partisini örgütlemek militan kadroların görevidir. Militan kadrolar yığınları tanımak, onların savaşım içindeki yerini görmek ve yeteneklerini değerlendirmek zorundadır. Yığınların her sorununu anlamaya çalışmak, sorunlarına ilgi göstermek, sıcak bağlar kurmak, onların güvenini kazanmak ve ikna edici olmak zorundadır. Lenin’den aktaracak olursak:

  • “Yığınlarla bağlan.”
  • “Onlara yakın yaşa.”
  • “Onların ruhsal durumlarını bil.”
  • “Her şeyi bil.”
  • “Yığınları anla.”
  • “Onlara yaklaşabil.”
  • “Onların mutlak güvenlerini kazan.”
  • “Liderler yönettikleri yığından, öncü tüm emek ordusundan kopmamalıdır…”

(Lenin, T.Y., c.44, s.497-498 – İşçinin Sesi, 15 Ağustos 1979)

Militan kadroların her emekçiyi aynı biçimde kazanmaları mümkün değildir. Her çalışma alanının kendine özgü özellikleri vardır. Militan kadrolar somut koşulları incelemeli, bu koşullara uygun, yeni ve yaratıcı çalışma biçimlerini bulmalıdır. Militan kadroların, partinin izlediği politikayı somut koşullarda başarıyla uygulayabilmeleri için yaratıcı, girişken ve atılgan davranmaları gerekir.

Militan kadrolar propaganda ve ajitasyon çalışmalarını bilimsel dünya görüşüne uygun bir biçimde yürütmelidir. Propaganda ve ajitasyon çalışmaları yürütülürken seslenilen yığının sınıf yapısı, bilinç ve kültür düzeyi göz önüne alınmalıdır. Yığınların ileri unsurları arasında yürütülen çalışma ile geri unsurları arasında yürütülen çalışma arasında kesin bir fark vardır.

Lenin’in de birçok kez ifade ettiği gibi; açıklık, sadelik, yığınların anlayacağı biçimde konuşmak ve aynı zamanda tüm bunları bilimsel öze zarar vermeden yapmak, propaganda ve ajitasyon çalışmalarında parti militan kadrolarının azami düzeyde dikkat etmesi gereken temel noktalardır.

Militan kadrolar propaganda ve ajitasyon çalışmalarında yığınların karşı karşıya bulunduğu somut sorunlardan hareket etmeli, somut içeriklere dayanmalıdır. Güncel yaşamın dayattığı bir sorun ile genel ekonomik-politik sorunlar arasındaki bağı kurmalıdır. Unutulmamalıdır ki propaganda ve ajitasyon çalışmalarının temel amacı, yığınlara politik bilinç kazandırmak ve onları savaşımın içerisine çekmektir.

Militan kadroların bu görevleri yerine getirmesi oranında parti serpilip gelişecektir. Çünkü yığınlarla bağlanma yeteneğine sahip olan militan kadrolar savaşımın sonucunu tayin edecektir. Lenin, Kasım 1900’de kaleme aldığı “Hareketimizin Acil Görevleri” başlıklı makalesinde şöyle yazmaktadır:

  • “Tarihte hiçbir sınıf, kendi arasından, hareketi örgütleyebilecek, yönetebilecek, ona başarı sağlayabilecek, yetenekli, anıklı önderler ileri sürmeden politik egemenlik kazanamamıştır.”

(V. İ. Lenin, T.Y., c.5, 1967, s.375 – Atılım, 1 Temmuz 1979)

İşte böylesi militan kadroların üzerinde yükselen yeni tip proletarya partisi, Leninci parti, teori ile pratiği devrimci tarzda ustaca birleştirerek savaşımın utkuya ulaşmasını sağlayacaktır.

A. ULAŞ DEVRİM