1 Eylül 1939, Nazi Almanya’sının Polonya’yı işgaliyle insanlık tarihinin en kanlı felaketlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı tarihtir. Faşizmin ve sermaye hırsının dünyayı sürüklediği bu büyük karanlığın yıldönümü, anti-faşist ve anti-emperyalist mücadelenin ortak iradesiyle 1 Eylül Dünya Barış Günü ilan edilmiştir.
Bugün 1 Eylül’ü karşılarken ne yazık ki dünya, sermaye düzeninin ve emperyalist güçlerin açgözlülüğü yüzünden yeniden alevler içerisinde. Gazze ve Filistin’de İsrail’in yürüttüğü işgal, etnik temizlik ve soykırım politikaları binlerce masum insanın canını almaya devam etmekte. Ukrayna sahasında ABD, NATO ve Rusya arasındaki hegemonya çatışması halklara yıkım, yoksulluk ve mültecilikten başka bir şey vaat etmemektedir. Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar atılan her bomba, kurulan her askeri üs ve uygulanan her yaptırım, halkların egemenliğini hiçe sayarak silah tekellerinin kâr marjlarını artırmaktadır.
Savaş ekonomisinin dayatıldığı bu sistemde sağlığa, eğitime, emekli maaşlarına ve sosyal haklara ayrılması gereken bütçeler silahlanma yarışına aktarılmakta, İşçi sınıfı ve ezilen halklar için savaş ölüm, işsizlik, enflasyon ve kölece çalışma koşulları anlamına gelirken, emperyalist bloklar ve sermaye sahipleri için daha fazla kâr demektir.
Barış, pasif bir temenni değil; aktif, örgütlü ve anti-emperyalist bir sınıf mücadelesidir. Tarih boyunca barışın bayrağını yükselten enternasyonalist örgütler bugün de bu kararlı duruşu sürdürmektedir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından kurulan Dünya Barış Konseyi (WPC); nükleer silahların yasaklanması, NATO gibi saldırgan askeri paktların dağıtılması ve halkların kendi kaderini tayin hakkı için küresel ölçekte mücadele etmektedir. Ülkemizde Türkiye Barış Derneği (Barış Derneği), yabancı askeri üslerin kapatılması, Türkiye’nin NATO’dan çıkması ve anti-emperyalist tutumun kurulması yolunda kesintisiz bir mücadele yürütmektedir. 100 milyondan fazla işçiyi temsil eden Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF / WFTU), silah üretimine ve savaş nakliyatına karşı limanlarda ve fabrikalarda şalter indirerek barışın emekçilerin ellerinde yükseleceğini göstermektedir. ABD’de Veterans For Peace (VFP) ve CODEPINK gibi yapılar emperyalist merkezlerin kalbinde ABD ordusunun işgallerine karşı dururken, Japonya’da GENSUİKYO nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması için mücadele vermektedir.
1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle bir kez daha haykırıyoruz: Emperyalist savaşlara ve işgallere son verilmeli, Gazze’deki soykırım derhal durdurulmalıdır. NATO ve tüm saldırgan askeri ittifaklar dağıtılmalı, tüm yabancı askeri üsler kapatılmalıdır. Savaşa ve silah şirketlerine değil, halkın refahına, sağlığa ve eğitime bütçe ayrılmalıdır. Irkçılığa ve halkları birbirine kırdıran politikalara karşı sınıf dayanışması ve halkların kardeşliği esas alınmalıdır.
Gerçek ve kalıcı bir barış, ancak sermaye düzeninin ve emperyalist tahakkümün ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. İnsanın insanı sömürmediği, savaşların ve işgallerin olmadığı bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz.
Yaşasın 1 Eylül Dünya Barış Günü! Yaşasın Halkların Kardeşliği ve Enternasyonal Dayanışma!
TKP Savaş Yolu