YAŞASIN 1 MAYIS!

YAŞASIN 1 MAYIS!

İşçi sınıfımızın birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’a hazırlandığımız şu günlerde tarih bir kez daha tekerrür etti. Daha önceki yıllarda olduğu gibi Mart ve Nisan aylarında, 2026 1 Mayıs kutlamalarının alan seçimi ve programı için DİSK’in ev sahipliğinde meslek örgütleri, “yasak savmak” kabilinden defalarca toplantı yaptı ve kamuoyuna açıklamalarda bulundu. Programlarına sadık kalarak son olarak İstanbul Valiliği’ni ziyaret ettiler. Tüm bunların sonunda ise Taksim’in 1 Mayıs alanı olduğu yönündeki talepleri baki kalmak şartıyla, 1 Mayıs 2026 etkinliklerini Kadıköy’de gerçekleştireceklerini ilan ettiler.

Buraya kadar olan süreç, bizlerin tahmin ettiği bir seyirdi. Ancak bu yıl programda küçük bir değişiklik oldu: Kadıköy ilanının hemen ertesinde DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile birlikte, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in davetlisi olarak Barselona’da düzenlenen “Küresel İlerici Seferberlik” toplantısına katıldı. DİSK Genel Başkanı’nın bu toplantıya katılmasının mesajı, hiçbir yoruma gerek bırakmayacak kadar sarihtir: DİSK yönetiminin temel yönelimi, işçi sınıfını ve sendikal hareketi CHP’nin kuyruğuna takmaktır.

Kuşatılmışlık ve İcazet Siyaseti

İran emekçi halklarının Amerikan emperyalizmine ve onun bölgemizdeki ileri karakolu Siyonist İsrail devletine karşı kahramanca direnişinin dünya emekçileri için umut olduğu; Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’daki direnişinin işçi sınıfımız için bir çoban ateşine dönüştüğü koşullardan geçiyoruz. Milyonlarca işçinin, emeklinin ve emekçinin açlık sınırının altında yaşamaya zorlandığı, toplumsal çürümenin bir cinnet hâline dönüştüğü; okullarda öğrenci ve öğretmenlerin katledildiği, kadın cinayetlerinin her gün katlanarak arttığı, mafya liderlerinin emniyet müdürü ve başsavcı atadığı ve en önemlisi gerici-faşist karması iktidarın toplumsal meşruiyetinin en alt düzeye gerilediği bir vasatta, sendikal bürokrasi irade koymak yerine bir kez daha “icazet dilenmeyi” seçti. Bunun tek bir açıklaması vardır: Sendikal bürokrasi, iktidarın şiddetinden sakınmanın hesabını yapmaktadır.

Gerici-faşist karması diktatörlüğün “beyaz teröründen” kendini sakınan sendikal bürokrasi; 1 Mayıs’ı Taksim Meydanı’nda kutlamak isteyen mücadeleci sendikaları, devrimcileri ve komünistleri devletin şiddetiyle baş başa bırakmıştır. Sendikal bürokrasi, seleflerinin yürüdüğü yoldan gitmeyi tercih ederek, olası bir erken seçimde CHP listelerinden Meclis’te milletvekili koltuğuna oturmanın hesabını yapmaktadır. Bu hayal sadece DİSK yönetimi ile sınırlı değildir; bünyesindeki birçok küçük sendikanın kifayetsiz yöneticisi de CHP ve DEM Parti kontenjanından “saylavlık” (milletvekilliği) rüyası görmektedir.

Uzlaşmacılık ve Solun Durumu

Sendikal bürokrasinin sınıf uzlaşmacılığı ve hayalleri konusunda hiçbir şüphemiz yoktur; onlar üzerlerine düşen görevi yerine getirmektedirler. Komünist hareketteki geçici gerilemenin kendilerine sağladığı boşluğun nimetlerinden sonuna kadar faydalanıyorlar. Elbette yaşanan bu tablonun hesabını bir gün vereceklerdir.

Ülkenin legal sol ve sosyalist parti ile hareketlerinin tutumu da sendikal bürokrasiden pek farklı değildir. Pek azı hariç büyük çoğunluğu, CHP veya DEM listelerinden Meclis üyeliğini garantilemenin ilkesizliğini yaşamaktadır. Varlık gerekçesini parlamento koltuğuna indirgeyen kimi sosyalist liderlerin omurgası, bu düzen partileriyle aynı zaman ve mekânda politika yapmaktan dolayı büyük bir esneklik kazanmıştır. Bu tanıma giren kesimler, DİSK öncülüğünde düzenlenen “karnavalda” flama sallamaktan geri durmayacaklardır.

Bizim Yolumuz: Mücadele ve Taksim İradesi

Yukarıda saydığımız nesnel koşullara, 1 Mayıs şehitlerinin anısına ve Taksim Meydanı’nı “1 Mayıs Alanı” ilan eden milyonların iradesine rağmen Kadıköy kararı alan sendikal bürokrasi ve onların peşine takılanlar, tarih önünde işçi sınıfımıza ve emekçi halkımıza hesap vereceklerdir.

Demokratik sınıf ve kitle sendikacılığının yaratıcısı, taşıyıcısı ve burjuvazinin 51 yıllık 1 Mayıs yasağını kıran geleneğin temsilcisi olan komünistler; İstanbul hariç ülkenin her yerinde emek ve demokrasi güçlerinin düzenlediği ortak 1 Mayıs etkinliklerine aktif olarak katılacaklardır. İstanbul’da ise gücümüz oranında, “1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi” saflarındaki yerimizi alacağız.

28.04.2026

TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ – SAVAŞ YOLU

YAŞASIN 1 MAYIS! BİJÎ YEK GULAN!