Adriyatik sahillerinden yükselen öfke, sadece doğayı korumak isteyenlerin değil; toprakları, kıyıları ve geleceği uluslararası sermayeye peşkeş çekilen bir halkın haysiyet çığlığıdır. Arnavutluk işçi sınıfı ve yoksul halkı, bugün emperyalizmin en kirli ittifaklarından biriyle karşı karşıya. ABD emperyalizminin ve siyonist sermayenin göbeğindeki isimlerden Jared Kushner, arkasına Trump ailesinin gücünü ve İsrail barbarlığının finansörlerini alarak Arnavutluk’un el değmemiş kıyılarına, milli parklarına ve Sazan Adası’na göz dikmiştir. Edi Rama’nın işbirlikçi hükümeti ise halkın ortak zenginliği olan bu toprakları, milyar dolarlık lüks resort projeleri adı altında küresel oligarşinin kumar masasına sürmüştür. Tiran’dan Elbasan’a, İşkodra’dan Fier’e barikatları harlayan halk, meselenin sadece birkaç otel binası olmadığını çok iyi biliyor. Sokakları dolduran binlerce insan, doğanın rant uğruna katledilmesine karşı dururken, aynı zamanda toprağı mülkleştiren, kıyıları tel örgülerle halka kapatan siyonist işbirlikçilere ve yerli uşaklarına karşı anti-emperyalist bir hat örüyor. Yolsuzluk ihaleleriyle çürüyen, emperyalistlerin önünde diz çöken egemenlerin hesaplayamadığı tek şey, halkın sömürüye karşı biriken kolektif öfkesidir. Unutulmamalıdır ki, ne sermayenin milyar dolarları ne de işbirlikçi hükümetlerin polis barikatları, toprağını ve onurunu savunan emekçilerin iradesini teslim alabilir. Sazan Adası ve Zvërnec sahilleri küresel elitlerin korunaklı sığınakları olmayacak; işgalci sermayeye ve onların yerli ortaklarına karşı yükselen , bu haklı öfke, kendi topraklarında işgalcilere asla geçit vermeyecektir.” sarayların sahte ihtişamını halkın gerçek öfkesiyle yerle bir edecektir.
TKP Savaş Yolu