Saflarında 105 milyondan fazla işçiyi barındıran ve dünyanın dört bir yanından yüzlerce militan sendikanın mücadeleci sesi olan Dünya Sendikalar Federasyonu (DSF), İkinci Dünya Savaşı’nın Nazi Almanya’sının Polonya’ya saldırısıyla başlamasının karanlık yıldönümünde, 1 Eylül 2026 Barış İçin Sendikaların Uluslararası Eylem Günü’nü bir kez daha saygıyla selamlıyor.
DSF, her yıl olduğu gibi bu yıl da üyelerini ve dostlarını; Nazi ve faşist vahşetinin milyonlarca kurbanının yanı sıra büyük sermayenin kârı uğruna çıkarılan emperyalist çatışmaların sayısız kurbanını anmak adına inisiyatifler alarak ve eylemler örgütleyerek Uluslararası Eylem Günü’ne aktif olarak katılmaya çağırıyor.
Askeri harcamaların arttığı, savaş ekonomisinin genel olarak dayatıldığı, faşizmin, ırkçılığın ve yabancı düşmanlığının tırmandığı bu dönemde, dünyanın dört bir yanındaki mücadeleci ve sınıf odaklı sendikalar ve işçiler ayağa kalkmalı; emperyalizmi, onun yeni ve eski savaşlarını, planlarını ve müdahalelerini tereddütsüzce kınayarak karşı koymalıdır. Halkların hiçbir emperyalist güç merkeziyle veya ittifakla saf tutma gibi bir çıkarı yoktur.
Nitekim geçtiğimiz Temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilen son NATO Zirvesi’nin ABD, Avrupa Birliği ve müttefiklerinin derinleşen müdahale planlarını teyit etmesi bir tesadüf değildir.
NATO’nun yeni tedarik kararları ile kolektif üretim kapasitesini genişletme adımları ve savaş ekonomisi çerçevesinde hızla artan askeri harcamalar, halklar için yıkıcı sonuçları olacak genel bir emperyalist çatışma riskini daha da tırmandırmaktadır.
Dünyanın dört bir yanındaki halklar, bu savaşlardan ölüm, sefalet, mültecilik, yoksulluk ve yaşam koşullarının kötüleşmesinden başka bir beklentileri olmadığını iyi bilmektedir. Tüm dünyadaki işçiler, savaş ekonomisine akıtılan muazzam kaynakların halk kesimlerinin refahından, eğitiminden, sağlığından, ücretlerinden, emekli maaşlarından ve sosyal haklarından çalındığının farkındadır.
DSF, tüm emperyalist müdahalelerin sona ermesi; her halkın kendi bugününü ve geleceğini tayin etme hakkına, egemenliğine ve bağımsızlığına tam ve koşulsuz saygı gösterilmesi talebini kararlılıkla yineler. ABD, AB ve müttefikleri tarafından birçok ülkeye dayatılan ve sıradan insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen dışlamaları, ayrımcı tedbirleri, ablukaları ve yaptırımları reddediyoruz. NATO’nun ve tüm askeri koalisyonların feshedilmesi ve nükleer silahların tamamen yasaklanması talebimizi vurguluyoruz. Emperyalist savaşlara veya askeri misyonlara hiçbir katılım kabul edilemez. Askeri güçler kendi ülkelerine dönmeli; her ülkedeki işçi sınıfının NATO’dan, AB’den ve her türlü emperyalist ittifaktan çıkma ve nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması yönündeki mücadelesi güçlendirilmelidir.
Katil İsrail devletinin Filistin halkına yönelik soykırımını kesin bir dille kınıyor ve lanetliyoruz; etnik temizlik uygulamalarına derhal son verilmesini, işgal altındaki Arap topraklarındaki işgalin ve yerleşimlerin bitirilmesini, mültecilerin geri dönüş hakkının garanti altına alınmasını ve 1967 sınırlarında, Doğu Kudüs başkenti olmak üzere bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını talep ediyoruz. ABD – İsrail’in İran’a yönelik kışkırtılmamış saldırısını, Lübnan ve geniş Orta Doğu’daki saldırıları, Venezuela’daki kanlı müdahaleyi ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin kaçırılmasını şiddetle kınıyoruz. Ayrıca Küba ekonomisini boğmayı ve Küba halkı için kasıtlı olarak devasa zorluklar yaratmayı amaçlayan ABD tarafından uygulanan acımasız ekonomik, ticari ve finansal ablukayı, ideolojik savaşı ve tırmanan emperyalist saldırganlığı lanetliyoruz.
Ukrayna topraklarında ABD, NATO ve AB’den oluşan Avro-Atlantik kampı ile Rusya arasında yürütülen Ukrayna’daki savaşın sona ermesini ve dünya genelindeki tüm silahlı çatışmaların durdurulmasını talep ediyoruz. NATO ve AB müdahalelerini ve dünyanın neresinde olursa olsun emperyalist katliamlara yapılan tüm katılımları kınıyoruz.
Aynı zamanda, gerek ifade ettikleri tutumlarla gerekse bu politikalara karşı sergiledikleri bilinçli tepkisizlik ve protesto eksikliğiyle pratikte emperyalist militarist planları destekleyen ve onlara siyasi arka çıkan ITUC (Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu) ve sarı sendikaların duruşunu lanetliyoruz.
DSF, ülkelerinin savaşlara dahil olmasına karşı çıkan, silah ve askeri teçhizatın üretimi, yüklenmesi ve transferinde çalışmayı reddeden ve aktif çatışma cepheleriyle bağlantılı her türlü işbirliği veya kolaylaştırıcı faaliyeti boykot eden işçi sınıfının ve sendikalarının mücadeleci girişimlerini ve amansız direnişini selamlamaktadır. Tüm dünyadaki işçileri, 30 Ekim 2026’da gerçekleştirilecek olan Liman İşçilerinin Savaşa ve Militarizme Karşı Uluslararası Eylem Günü gibi bu doğrultudaki inisiyatifleri örgütlemeye ve desteklemeye çağırıyoruz.
Emperyalist savaşa ve kapitalist sömürüye karşı sendikaların mücadeleci inisiyatiflerini güçlendirerek; savaşı, yoksulluğu ve zorunlu göçü besleyen sistemi yıkmak ve insanın insanı sömürmediği bir toplum kurmak için hep birlikte Barış İçin Sendikaların Uluslararası Eylem Günü’ne aktif olarak katılalım.
Dünya Sendikalar Federasyonu Sekreteryası