Türkiye burjuvazisinin gerici-faşist karması iktidarının yöneticileri, klasik kapitalist sömürü yöntemleriyle yetinmeyerek borsa spekülasyonları üzerinden devasa bir soygun gerçekleştirmiştir. Adına “Fon Soygunu” dediğimiz bu vurgun, AKP ve devlet yöneticilerinin yıllara yayılan örgütlü bir organizasyonuyla, devletin bilgisi ve gözetimi altında hayata geçirilmiştir. Bu soygun, burjuva klikler arasındaki rekabeti açığa çıkarırken, somut bir devlet ve yönetme krizini de gözler önüne sermiştir. Ancak bu krizi devrimci bir hatta üst seviyeye taşıyacak etkin bir toplumsal muhalefet henüz yeterince sahnede değildir.
Soygunun Boyutları ve Failleri
Soygunun failleri, iktidarın en tepesinde yer almaktadır ve planlama bizzat rejim tarafından yapılmıştır. AKP’nin eski ve yeni bakanları, Cumhurbaşkanlığı danışmanları, parti yöneticilerinin çocukları ve özellikle damatları, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ile Devlet Denetleme Kurulu yöneticileri bu organizasyonun her aşamasında faal rol oynamıştır.
Devleti yönetenler, borsa spekülasyonlarını kullanarak 455 büyük yatırımcının 25 milyar dolarını (yaklaşık 1 trilyon Türk lirasını) dolandırmıştır. Bu vurgun yalnızca bunlarla sınırlı kalmamış; Borsa İstanbul’da yatırım yapan 5 milyona yakın küçük yatırımcının 80 milyar doların üzerinde kaybına yol açmıştır. Bu devasa meblağ, kaçınılmaz olarak rejimi sarsan derin bir krize dönüşmüştür.
Emekçilere Kesilen Fatura ve Rejimin Maskesi
Fon soygununun yaratacağı artçı etkiler, başta işçi sınıfımız olmak üzere tüm emekçilerin yaşamını daha da çekilmez kılacaktır. Yığınlar sokağa çıkmadığı takdirde 2027 yılında asgari ücret, tarım ürünleri taban fiyatları ve emekli maaşları açlık sınırının değil, doğrudan mutlak açlık sınırının altında kalacaktır.
Avrupa borsalarının uyarıları ve burjuva ittifakı içinde kaybeden kliklerin bilgi sızdırmasıyla ortaya saçılan bu skandal karşısında iktidar ve burjuva medyası olayı magazinleştirerek halkın dikkatini dağıtmaya çalışmaktadır. Emniyet ve yargı güçleri ise yeni bilgi sızmasını engellemek, haber sitelerini bloke etmek ve sosyal medya kullanıcılarının kapılarını kırarak gözaltına almak için seferber edilmiştir.
Meclisteki burjuva partileri ise rejimi kurtarmak adına, otokrat Erdoğan’ın kontrolündeki yargıyı göreve çağırmaktadır. Oysa soygunun tam merkezinde yargının en tepesindeki isimler bulunmaktadır. 25 yıldır iktidarda olan AKP’nin skandalları örtbas etme konusundaki mahareti unutulmamalıdır. Nitekim Erdoğan, Goebbels taktiğini devreye sokarak soygunu “muhalefetin ekonomiye şantajı” ilan etmiş ve trolleriyle bu yalanı yinelemeye başlamıştır. Daha önceki skandallarda olduğu gibi bu düzende de AKP kadroları yargılanmayacaktır.
Sokağa Çıkma ve Örgütlenme Zamanı
Ortaya dökülen bu devasa soygunun maliyeti işçilere, emekçilere, emeklilere ve kır-kent yoksullarına ödetilmek istenmektedir. Burjuva ittifaklarının bu konuda ortaklaşacağı şaşırtıcı olmayacaktır.
Buradan açık bir çağrımız vardır: Üyeleri açlık sınırının altında yaşayan DİSK ve KESK yöneticilerine, binlerce üyesi üç harfli marketlerde boğaz tokluğuna çalıştırılmaya mahkûm edilen TMMOB, Barolar Birliği, Tabipler Odası ve emekli sendikalarına sesleniyoruz: Bugün sokağa çıkmayacaksınız da ne zaman çıkacaksınız? Gün, eylemli birlik ve alanlara çıkma günüdür.
Ayrıca, gerici-faşist iktidardan “demokratik cumhuriyet” uman ya da burjuva düzenini makyajlayarak reforme etme hayali kuran sol ve sosyalist çevreler uyanmalıdır. Şeytandan şefaat beklemekle eşdeğer olan bu hayallerden vazgeçilerek, burjuvazinin girdiği krizi derinleştirme ve yığınlara sosyalist devrim hedefini gösterme zamanıdır.
- TKP-Savaş Yolu, burjuva rejimine karşı yığınların verdiği mücadelenin içinde ve omuz omuza savaşacaktır.
- TKP-Savaş Yolu, burjuva rejimini yıkmayı hedefleyen her politik güçle barikat yoldaşlığı yapacağını beyan eder.
- TKP-Savaş Yolu, burjuva rejiminin devamını savunan ve işçi sınıfı dışındaki toplumsal güçlere eklemlenmeyi marifet sayan her türlü sapık akıma karşı mücadeleyi devrimci bir görev sayar.
KAHROLSUN HER TÜRLÜ BURJUVA DİKTATÖRLÜĞÜ
YAŞASIN SOSYALİZM
YAŞASIN TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ
TKP-SAVAŞ YOLU